DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Malatya 36°C
Sıcak

TEK CELSEDE BOŞANMAK MÜMKÜN MÜ? Avukat, Murat Telci Yazdı

Meter Hukuk Bürosu avukatlarından ; Murat Telci boşanma hususunda merak edilenleri yazdı.

TEK CELSEDE BOŞANMAK MÜMKÜN MÜ? Avukat, Murat Telci Yazdı
REKLAM ALANI
19.05.2020
A+
A-

Tek celsede boşanma, boşanma davasının ilk duruşmada sonuçlanmasıdır. Uygulamada tek celsede boşanma, çoğunlukla anlaşmalı boşanma ile sağlanmaktadır. Çekişmeli boşanma davalarında delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve neticede karar verilmesi birden fazla duruşma gerektirmektedir. Ancak anlaşmalı boşanma durumunda, gerekli şartların varlığı halinde mahkeme tarafından ilk duruşmada (tek celsede) boşanmaya karar verilmesi mümkündür.
Anlaşmalı boşanma yoluyla tek celsede boşanmanın sağlanması için; mahkeme tarafından kabul edilir nitelikte bir “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” bulunmalıdır. Bununla birlikte, taraflar mahkemede hazır bulunarak boşanma isteğini sözlü olarak beyan etmelidir. Bu şartların sağlanması durumunda, mahkeme tarafından aynı duruşmada boşanmaya karar verilir.
Tek celsede boşanmaya karar verilse bile, boşanmanın kesinleşmesi ve resmi sonuç doğurması aynı zamanda gerçekleşmemektedir. Boşanmanın resmi sonuç doğurması için, gerekçeli kararın yazılması ve ardından hükmün kesinleşmesi gerekmektedir.

S.S.S.:

1- Anlaşmalı Boşanma Protokolü nasıl olmalıdır?

Anlaşmalı boşanma protokolünde, her iki tarafın da boşanma iradesi yer almalıdır. Bununla birlikte, boşanma davasının ferileri niteliğindeki tüm hususlarda taraflar karşılıklı olarak anlaşmalıdır. Buna göre, tarafların çocukları varsa velayet hakkı, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, tazminat talepleri, mal rejiminin tasfiyesinin ne şekilde olacağı, ziynet eşyası talepleri ve sair huşularda tarafların ortak iradesi protokolde açıkça belirlenmelidir. Tüm hususlarda anlaşma sağlanamazsa, mahkeme tarafından tek celsede anlaşmalı boşanmaya karar verilemez.

2- Anlaşmalı boşanmada taraflardan biri mahkemeye gelmezse ne olur?

Anlaşmalı boşanma sağlanabilmesi için, tarafların her ikisinin de mahkemede hazır bulunması ve boşanma iradesi ile boşanma davasının ferileri hakkındaki taleplerinin protokoldeki ne uygun olduğunu açıkça beyan etmesi gerekmektedir. Mahkemede bir tarafın hazır bulunmaması halinde, hazır bulunan taraf, duruşmanın ertelenmesini ve süre verilmesini talep edebilir. Bununla birlikte, duruşmada hazır bulunan taraf, anlaşmalı boşanmaktan vazgeçerek, diğer tarafın yokluğunda, anlaşmalı boşanma davasını çekişmeli boşanma davasına dönüştürme hakkına sahiptir.

3- Anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına çevrilmesinden sonra tekrar anlaşmalı olarak boşanmak mümkün müdür?

Anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına dönüştürülmesinin ardından veya doğrudan çekişmeli boşanma olarak görülen davanın, her zaman anlaşmalı boşanma ile sonuçlandırılması mümkündür. Mahkeme tarafından nihai karar verilinceye kadar, tarafların anlaşması ve anlaşmalı boşanma protokolünü imzalaması ile davanın herhangi bir aşamasında anlaşmalı olarak boşanması mümkündür. Daha önce anlaşmalı boşanma yolunun seçilmemesi veya vazgeçilmesi, sonradan bu yolun tercih edilmesine engel değildir.

4- Anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra ne olur? Bu aşamadan sonra boşanmaktan vazgeçilebilir mi?

Mahkeme tarafından anlaşmalı boşanmaya karar verilmesinin ardından gerekçeli karar yazılır. Gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmaması halinde, karar ve boşanma kesinleşir.
Taraflar, anlaşmalı boşanma protokolünü imzalamış ve mahkemede bu iradesini açıkça beyan etmiş olsa dahi, hükmün kesinleşmesi aşamasına kadar, bu iradelerinden vazgeçme hakkına sahiptir. Taraflar, mahkeme tarafından anlaşmalı boşanma kararının verilmesinin ardından, süresi içerisinde kararı istinaf kanun yoluna götürerek boşanma veya boşanmanın ferileri hususlarındaki iradelerinden vazgeçebilir. Bu halde, mahkeme tarafından anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davası olarak görülür.

2. BOŞANMA DAVASINI ÖNCE KİM AÇMALI?

Evliliğin sona ermesinde kusurun kendisinde olmadığını veya daha az kusurlu olduğunu düşünen eş, boşanma davası açma hakkına sahiptir. Eşlerin boşanma aşamasına geldiği hallerde, doğrudan boşanma davası açmak veya karşı tarafın boşanma davası açmasını beklemek iki yol olarak karşımıza çıkmaktadır. Boşanma davaları oldukça teknik ve stratejik davalardır. Bu seçim, her somut uyuşmazlık için ayrıca değerlendirilerek yapılmalıdır.
Uyuşmazlığın niteliğine ve boşanma sebeplerine göre, doğrudan boşanma davası açmak, bir başka deyişle davayı ilk açan taraf olmak, birtakım avantajlar sağlayabilir. Öncelikle boşanma davalarında birden fazla yetkili mahkeme bulunmaktadır. Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerinde (davacının yerleşim yerinde veya davalının yerleşim yerinde) ve dava tarihinden önce son kez 6 ay ve daha uzun süredir birlikte oturdukları yerde bulunan mahkemelerde açılabilir. Davayı ilk açan taraf, bu yetkili mahkemelerden dilediğini belirleme imkanına sahiptir. Tarafların, boşanma kararını almasının ardından farklı şehirlerde yaşamaya başladığı durumlarda, yetkili mahkemeyi belirleme hakkı önemli faydalar sağlamaktadır. Davayı ilk açan taraf, boşanma davasını, kendi ikamet ettiği şehirde açarak, mahkemeye gidiş geliş masraflarından ve zamandan tasarruf sağlayacaktır. Bununla birlikte, her iki tarafın ayrı ayrı boşanma davası açtığı durumlarda, davaların, ilk açılan mahkemede birleştirilmesine karar verilebilir. Bu durumda, her iki boşanma davası, davayı ilk açan tarafın açtığı mahkemede çözüme ulaştırılır.
Karşı tarafın dava açmasını beklemeksizin, boşanma davasının açılması bazı hallerde zorunlu olabilir. Boşanma davasının sebepleri, genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel boşanma sebepleri için herhangi bir süre kısıtlaması bulunmazken, özel boşanma sebeplerine bağlı olarak açılacak boşanma davalarında hak düşürücü süreler bulunmaktadır. Buna göre, (i) zina ve (ii) hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinden herhangi birine dayanarak boşanmak istenirse, boşanma sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde dava açılmalıdır. Buna göre, bu sebeplerden birine dayanarak boşanma davası açmak isteyen taraf, davayı ilk açan taraf olmak yerine, karşı tarafın dava açmasını beklememelidir. Aksi halde, 6 aylık hak düşürücü süre nedeniyle, bu sebeple boşanma davası açma hakkını kaybedecektir. Bununla birlikte, Kanunumuzda, bu özel boşanma sebepleri için “affeden tarafın boşanma hakkı bulunmadığı” düzenlenmiştir. Bu şekilde bir boşanma sebebinin varlığına rağmen, boşanma davasının açılmaması ve ortak hayatın devam ettirilmesi, ileride açılan davada, mahkeme tarafından affetme iradesi olarak kabul edilebilir. Bu halde, açılan boşanma davası affetme nedeniyle reddedilir.
Genel boşanma sebepleri açısından da, boşanma isteğinin kesinleşmesi ve bu kararın verilmesinin ardından, boşanma için bir an önce işlemlere başlanması önem arz etmektedir. Genel boşanma sebeplerinde, evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmenin beklenmeyeceği derecede temelinden sarsılmış olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Buna göre, karşı tarafın bir eylemde bulunması beklenmeksizin boşanma davasının açılması, evliliğin çekilmez bir hal aldığının ve birlikte yaşamanın artık mümkün olmadığının ispat edilmesi açısından fayda sağlayabilir.
Sonuç olarak, boşanma davasını ilk açan taraf olmanın birtakım faydaları bulunmaktadır. Ancak, davayı ilk açan taraf olmanın her zaman daha iyi sonuçlar doğurduğunu kabul etmek mümkün değildir. Davanın doğrudan açılması veya karşı tarafın dava açmasını bekleme konusunda karar, her somut uyuşmazlık için ayrıca değerlendirilmelidir.
S.S.S.:

1- Her iki eş de ayrı ayrı boşanma davası açarsa ne olur?

Her iki tarafın da ayrıca boşanma davası açmış olması halinde, davanın daha kısa sürede ve daha az masrafla adil olarak sonuçlandırılması için, davaların birleştirilmesine karar verilmelidir. Bu durumda, davaların açıldığı her iki mahkemenin de yetkili olması halinde, davanın ilk açılan mahkemede birleştirilmesine ve burada devam edilmesine karar verilir. Mahkemelerden birinin yetkili olmaması halinde ise, hangi davanın daha önce açıldığı gözetilmeksizin, yetkili bulunan mahkemede davalar birleştirilir.

2- Açılan boşanma davasında karşı dava açmak mümkün mü?

Boşanmak isteyen taraflar, ayrı ayrı boşanma davası açabileceği gibi, karşı tarafça açılan boşanma davasında “karşı dava” açma hakkına sahiptir. Karşı davanın açılması için usul hukukumuzda birtakım şartlar bulunmaktadır. Bu şartların boşanma davası bakımından sağlandığı kabul edilmektedir. Ancak karşı dava talebinin, cevap süresi içerisinde (dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde), cevap dilekçesiyle veya karşı davaya ilişkin ayrı bir dilekçe ile ileri sürülmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, karşı dava talebi esasında ayrı bir dava konusu olduğu için, belirlenen süre içerisinde mutlaka harç ve masraflarının yatırılması gerekmektedir. Bu şartlar ile, karşı tarafça açılan boşanma davasında süresi içerisinde karşı dava açılması mümkündür.

3- Boşanma davasında süresi içerisinde karşı dava açılmazsa ne olur?

Karşı dava talebinin, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre olarak belirlen cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya karşı davaya ilişkin ayrı bir dilekçe ile açılabilir. Karşı davaya ilişkin harç ve yargılama giderlerinin de bu süre içerisinde yatırılması zorunludur. Karşı davanın belirlenen süre içerisinde açılmaması ve/veya gerekli harç ve masraflarının yatırılmaması halinde, karşı dava talebi mahkeme tarafından reddedilir. Ancak, bu durumda, tarafın, boşanma davası açma hakkı sona ermemektedir. Karşı dava açma hakkını kaybeden taraf, bağımsız bir boşanma davası açarak, bu davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep edebilir. Bu durumda, ikinci açılan bağımsız dava, ilk dava ile birleştirilir ve yargılamaya devam edilir.

Konuk Yazarımız Avukat Murat Telci ve Meter Hukuk ailesine teşekkür ederiz.

Meter Hukuk Bürosu Ankara Avukat

REKLAM ALANI
YORUMLAR
  1. SELEN SAHIN dedi ki:

    EŞİM SÜREKLİ BENİ DÖVÜYOR ANLAŞMALI BOŞANIRSAK SANA HİÇBİRŞEY VERMEM DİYOR BOŞANMAK İSTEMİYOR

  2. Avukat dedi ki:

    Merhaba, eşiniz kabul eder ise bir anlaşma protokolü düzenleyerek anlaşmalı boşanma davası ile tek celsede boşanabilirsiniz.

  3. aysel serin dedi ki:

    selam eşim beni aldatıyor whatsapp da fotosu yakaladım eşimden hem nafaka alıp hem tazminat tek celsede nasıl boşanabilirim