DAĞLAR DAĞLADI BİZİ..!

Mehmet Özdemir
Mehmet Özdemir

    Acımız büyük, Dağlıca da kaç Mehmetçik şehit oldu, bilinmiyor.
    Belli ki, tahminlerden uzak bir durum. Henüz Genel Kurmaydan bir açıklama gelmedi.
    Genel Kurmaydan resmi açıklama beklerken,kanallarda gezindim.
    Bir de baktım ki Zatı Muhterem, Malum kanalda Melih Altınoluk’-
    un sorularını yanıtlıyor.

    Hatırlayalım, Kamuoyuna 2 Eylül de Türkiye- Litvanya maçını
    Zatı Muhterem ile Başbakanın beraber izleyeceği bildirilmişti.
    O gün 2 şehit verdik, ve programlarını haklı olarak iptal etmek zorunda kaldılar.
    Dün ise yaklaşık yirminin üzerinde şehit verdiğimiz söyleniyor.
    Peki.. bu programda iptal edilemez miydi, edilirdi edilmesine
    amma ve lakin, edilemedi.
    Çünkü Zati Muhteremin icraatın içinde söyleyecekleri vardı.
    6 Haziran öncesi söylediklerinin aynısını yutkunarak tekrarladı.
    Yutkunmasının gerekçesini şöyle algılamıştım.yirmi ye yakın
    şehit varken, seçim konuşmalarının yersiz olduğunu düşündüğünü tahmin etmiştim, ama maalesef hiç de öyle değildi.

    Zatı Muhterem konuşarak yutkundu, yutkunarak konuştu.
    Neler mi konuştu.!
    400 Millet vekilinden konuştu.!
    Ötekileştirmekten konuştu.!
    Aylan bebek den konuştu.!
    Kendi tabiriyle Parelel Medya patronlarının teker teker ülkeyi terk edeceğinden konuştu.!

    Zatı Muhteremin Aylan bebek den bahsederken, O’ masum yavrunun sahile vurmuş cesedi gözlerimin önüne geldi.
    İrkildim,Maalesef senden olmaz dedim.!
    Çünkü, Aylan bebeğin cesedinin sahile vurmasının yegane nedeni
    İşıda gönderilen silahlar değil miydi.!

    Kısacası Melih sordu, Zatı Muhterem yutkunarak cevapladı.
    Belli ki bir şeyler boğazında düğümleniyordu.

    Aklıma gelmişken söyleyeyim, yahu bu Melih Altınok Mehmet Baransu ile birlikte Balyoz davasının savunucuları değil miydi.
    Hatta Zatı Muhterem de ben bu davanın savcısıyım demişti..
    Peki öyleyse Mehmet Baransu şimdi neden içeride…
    Tabi ki,günlük ihtiyaçlara göre kanun üretirsen, işin bittik den
    sonrada kumpasmış dersen, yarısı içeride yarısı dışarıda kalır
    yırtık bir don gibi..

    Uzun sözün kısası,lafı uzatmaya gerek yok.
    Tez elden,her şeye rağmen.amasız ve ancak sız lanetinden
    kurtulup Toplumsal barışa ihtiyacımız vardır.
    Bunu da başarabilmek için,saray fermanları yerine,Evrensel hukukun devreye girmesi lazımdır.

    Belki de.!
    yazdıklarımızın hepsi de nafile olacak.
    ”Kurt kuzuyu yemeğe karar verirse suyu bulandırmak bahane”

    YAZARIN SON YAZILARI
    ZİYARETÇİ YORUMLARI
    1. demir yürek dedi ki:

      çok kişi gidecek yüce divana malatyadada var

    2. Adnan ERMEZ dedi ki:

      Çok doğru bir tespit ülkenin kilitlenen hükümet kurma girişimlerinin de kilit olayı.ya yüce divan ya ülkenin karanlık günlere dönüşü.Saraya gelince o baş mimar götürmenin…

    3. mehmet özdemir dedi ki:

      Haklısınız,Teşekkür ediyorum..

    4. fuat coşkun dedi ki:

      memlekette hırsızlıklar durdurulmalı yeter artık hepsi yargılanmalı

    5. ünal dönmez dedi ki:

      bizlerde bu vurdum duymazlık oldukça daha böyle çok rezalara ödül veririz görmüyormusunuz adam eliyle ödülü veriyor sonrasında böyle olacağını bilsem vermezdim pişmanım diyor bizi bunlar yönetiyor ne diyim artık vah halimize

    6. nadir dedi ki:

      rezaya iranda idam edilecek yakalandığı anda türkiyedede kim gider bilmem

    7. mehmet dedi ki:

      ilk defa bu siteye giriyorum, ve butun haberlerin altinda isminizi gorunce cok basarili bir gazetecimiz herhalde diye yazinizi okudum, keske kendinizden biseyler katip yazsaydiniz, bazi solcu takinip yasam tarziyla kapitalizmin parali lejyonerleri gibi vurda nasil vurursan vur mantigiyla yazmissiniz… reza hakkinda kisisel bir arastirmaniz yok, allah bilir tum bilginiz halk tv den dinlediklerinizden ibaret… zaten yaziniz kahve muhabbetinden farksiz, YAVAN….

    YORUM YAZ